Bu sayfa, İzmir Fen'li (eski-yeni, öğrenci, öğretmen, personel, veli...) olan kişilerin ilginç, ilgi çekici, hoş hatıraları anmak için hazırlandı.

Bunun için İzmir Fen'lilerden yayınlanmasını istediği anılarını bekliyoruz...

Gönderilen anılar bu sayfada yayınlanacak ve böylece İzmir Fen ailesine mensup
eski-yeni üyeler hem birbirlerini tanıyacak hem de anılar paylaşılarak maziyi yadetmiş olacağız...

Heyyy! İzmir Fen'liler... Paylaşmak istediğiniz "İzmir Fen" anılarınızı bekliyoruz...

 

ANILARDA İZMİR FEN ...


İFL nin yayın organı olan Haziran 2006 tarihli DÖNENCE dergisinden bir alıntı...


       
Hasip VİCDANLI
İFL Muhasebe Memuru
...
Dobra Dobra Konuştu Hasip Ağabeyimiz...

...
- Peki Okulda unutamadığınız anınız var mı?

- 1984'te kurucu müdürümüz İhsan KURT'la beraber Atatürk Lisesi'ne gittik.Oranın müdürü de sayın Doğan KUTLU'nun oğlu bizde okuyordu.Ben, Doğan Bey'in odasına girince Atatürk Lisesi müdürü, "Sizde bıyıklı öğrenci de mi var?" demişti. Bu iltifat çok hoşuma gitti, hala hatırlarım...İhsan Bey de "O bizim memurumuz" dedi...

Yine gençlik yıllarıma ilişkin bir hatıramı aktarayım: "Eskiden üniversite çarşısına kadar tren gelirdi, ben de tren ile gelip gittim yıllarca.Biletçi de beni tanımaya başlamış artık.Bir gün gene okula geliyorum, biletçi "Oğlum ben senin bu haline çok üzülüyorum, yıllardır gelip gidiyorsun bitiremedin şu okulu." dedi.

Güzel anlamlı hoş yıllar geçirdik bu okulda... İlk yıllar çok sıkıntılı idi.Personel yok, araç-gereç yok...Okulun ilk açıldığı yıllarda personel olmadığından yastıkları biz dikmiştik. Memur bayanlar cam silerdi, biz ranza taşırdık. O zamanlar okulda, öğrenciler, idare, öğretmenler, personel arasında sevgi, saygı, dayanışma daha güçlü idi.Ortak duygu çok gelişmişti.



   


24 Kasım 2006 Öğretmenler Gününde Emekli Öğretmenlerimiz ve Mezun Öğrencilerimizle Yapılan Röportajlar ...

       
Nihat AMANVERMEZ
İFL'nin İlk Kimya Öğretmeni

  S: İzmir Fen Lisesi'nde unutamadığınız bir anınız var mı? Bizimle paylaşabilir misiniz?

  İlk mezunlara karneleri saat 10.00 da dağıtmaya başladık. Akşam saat 5.00'e kadar her öğrenci ağladı ve gitmek istemedi. Veliler, öğrencileri okuldan çıkaramadı.
 
   Ben bu okulun ilk kimya öğretmenlerindenim. Ben bu okula ilk geldiğim zaman, ne sıra vardı, ne yatakhane vardı, ne tahta vardı, ne de bahçe düzenlemesi vardı. Hiçbir şey yoktu. Hepsini o ağlayan öğrencilerim taşımıştı. Bu okul kurulduğu zaman hazıra konulmadı. Ve ben bu okulda çalışmanın zevkine vardım.

 S: İzmir Fen Lisesi'ni özlüyor musunuz?

Evet. Çok özlüyorum.

 S:Eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Ancak ben şu anki durumdan, şimdiki nesilden memnun değilim, utanıyorum. Şu anda bir başıboşluk var. Oğul atayı geçmeli ve geçmek için çok çalışmalı, başarıyı arttırmalıdır. Ayrıca bazı İzmir Fen Lisesi öğrencileri de öğretmen olmalıdır ki yeni nesil iyi yetişsin.


 


   

       
Lütfü PEKTAŞ
Fizik Öğretmeni

  S:Okulu özlüyor musunuz?

Evet İFL öğretmen olmanın zevkini veriyor.

  S:Eklemek istediğiniz bir şey var mı?

İFL Türkiye'nin en güzide okulu. Bakanlık destek verse çok daha iyi olabilir.



   

       
Baki AKKUŞ
Fizik Öğretmeni

  S: Unutamadığınız bir anınız var mı?

  Ben 1969'da Yüksek Öðretmen Okulu'nda okurken, İFL kurulmadan önce İFL bahçesinde kız arkadaşlarımızla gezerken kızlar yatakhanesinden başımıza bir kova su dökerlerdi. Erkekler yatakhanesinin alt katındaki parkelerini dama tahtası gibi çizip dama oynardık. Çok zevkli olurdu.

    Bu okulda öğretmen olarak görev yaptım ve kendimi gerçek anlamda öğretmen olarak hissettim.
Burada öğretmenlik yapmak çok zordu. Derste sınıftaki 48 göz bir projektör gibi dersi izlemekteydi. Bu da çok büyük bir baskı yaratıyordu. Hata yapmaktan çok korkuyorduk.
 


   

       
Nesrin ALTUĞ
Felsefe Öğretmeni

  S: Okulda unutamadığınız bir anınız var mı?

  Bir nöbetimde yatakhanenin alt katında yangın çıkmıştı. Öğrenciler etrafımda toplandı. Ne yapacağımı şaşırmıştım. Çok korkmuştum. İyi ki yakınlarda tecrübeli arkadaşlarım vardı. Onların yardımıyla kurtulmuştuk.

  S:Okulu özlüyor musunuz?

  Okulu çok özlüyorum. Öğrencilerle birlikte olmayı, onlardan bir şeyler öğrenmeyi çok özlüyorum. Siz yeni öğrencilerden de onların değerini korumanızı bekliyorum. Ülkemiz için bu değerlerin yaşatılması çok önemli. Ayrıca sizlerden okulu eski başarılı günlerine döndürmenizi bekliyorum.


   

 

       
Duygu GİRAY
Fizik Öğretmeni


  S: İFL' de unutamadığınız ve bizimle paylaşmak istediğiniz bir anınız var mı?

  Lise 2'ler ile ders yapıyorduk. Günlerden Nisan 1 di. Sınıfa gittim ve sınıfın boş olduğunu gördüm. Bana 1 Nisan şakası yaptıklarını anlamıştım. Ben de geri döndüm be öğretmenler odasında oturdum. Gün öyle geçti.
Ertesi gün derse girdiğimde herkes renk vermemeye çalışıyordu. Ben de derse geçmeye karar verdim. Öğrencilere işleyeceğimiz konuyu yazılı olarak anlatmalarını söyledim. Sonra da yazıları topladım. Hepsinin çok güzel açıkladığını görünce çok memnun oldum. Bu en güzel anılarımdan biriydi.

  S: İzmir Fen Lisesi'nde en çok neyi özlüyorsunuz?

  Zaman geçiyor, kişiler değişiyor ama İFL' de sıcak ortam hep aynı kalıyor. Bu çok güzel bir şey. Öğretmen - öğrenci - idare birlik beraberlik içinde olmalı bizim zamanımızda öyleydi ve hep öyle kalmasını istiyoruz.
Üzüldüğüm şey, buradan mezun olan araştırmacı, zeki öğrencilerimizin çok arzuladığı ortamları ülkemizde bulamaması ve yurt dışına gitmesidir. Halbuki ülkemizin böyle öğrencilere ihtiyacı var.


 

   

       
Nurhayat Şengün
Beden Eğitimi Öğretmeni

  1983 yılında Beden Eğitimi Öğretmeni olarak göreve başladım. Yokluklar içinde, pırıl pırıl, başarıdan başarıya koşan öğrencilerle çalıştım. O günden bu güne her şey çok değişmiş. Okul fiziksel olarak çağ atlamış. Umarım eğitim ve öğretim de bu düzeydedir.

 


   

       
Tuncer Aydoğan
Coğrafya Öğretmeni

  İFL' yi özlüyorum. Diktiğimiz ağaçlar, bırakılan güzel anılar yani hemen hemen her şeyiyle. Öğrencilerimle gurur duyuyorum. ABD' de Dünya Akciğer Nakli Başkanı Dr. Okan Elidemir' le geçen gün sohbet ettim. Başarılarıyla gurur duyuyorum.
  

  Türkiye' nin her yanında bulunan mezunlarımız arıyorlar. Bunlar güzel şeyler. Bir öğrencim Merkez Bankası 2. başkanı oldu. Kutladım ve onur duydum.
  

  Kalp krizi geçirdiğimde İstanbul' a kaldırıldım, İstanbul' da bulunan İFL' den mezun bir kardiyolog öğrencim beni tedavi etti, hayatımı o öğrencime borçluyum.

 


   

       
Mahmut Arslan
Matematik Öğretmeni

  Ali adlı bir öğrencim vardı. Üç basamaklı sayıları aklından çarpabiliyordu. Bu benim çok dikkatimi çekti. Daha sonra hep o öğrencime sordum. Hatta verdiğin cevap yanlışsa vebali senin boynuna diyordum.

   İFL' yi çok özlüyorum. Her sene bir kere ya kuzu gününde ya da Öğretmenler Günü' nde muhakkak gelirim.



   

       
Onur Polat

İFL Mezunu
(Endüstri Mühendisi- 1999 Mezunu)

  ÖSS' den sonra 1 hafta daha okul vardı. Engin Dinçer hoca etüde kalkmayan öğrencilerin üstüne yatakhane kapısını kilitledi. Ben de Onur Kurulu başkanıydım. "Siz neden etüde kalkmadınız?" diyerek bize kızmıştı..

  Tülay hoca müdür yardımcısıydı. Arkadaşımın kaybolan nüfus cüzdanını buldum ve "Bunu arkadaşıma götürebilir miyim?" diye sordum. Hoca ise bana "Olmaz, o çocuk nüfus cüzdanının fotokopisini getirmedi. Getirene kadar götüremezsin" dedi.

   En çok özlediğim şey ise yatakhane ortamı ve yatakhanedeki güzel günlerdir

 


   

       
Gökhan Kiper
İFL Mezunu
(ODTÜ Makine Mühendisliği Arş. Gör.)

  Bir biyoloji hocamız vardı. O hep derse başlamadan önce "Arkadaşlar burada hepimiz bilim yapıyoruz. Şu anda 25 kişiyiz. Elimizden geleni yapmalıyız ve yapacağız" derdi.

  S: Okulu özlüyor musunuz?
Evet özlüyorum.

   S: Peki en çok neyi özlüyorsunuz?
Tavaf atmayı özlüyorum.

   S: Arkadaşlarınızla görüşebiliyor musunuz?
Hala birlikteyiz. Çoğu arkadaşımla görüşebiliyorum.


   

       
Emre Yılmaz

İFL Mezunu

    Bir Hasan hocamız vardı. Tahtayı tümüyle kullanıp bulduğu tüm boşluklara yazı yazardı. Daha sonra Lütfü hoca tahtaya konu ile ilgili dalgalar çizdi. Lütfü hocanın çizimi çok iyidir. Daha sonraki ders Hasan hocanındı. Hoca aynı zamanda bir fizikçidir. Çizilen dalgaları çok sevip silmeyerek kalan boşluklarda ders işledi. Biz de onun fotoğraflarını çekmiştik.

   Bu okulda geçen anılarımı hatırladıkça, okulu daha çok özlüyorum. Gerek yatakhane sohbetleri gerekse dersler çok güzeldi.


   

 

       
İlter Yavuz KIL
İFL 2002 Mezunu

  Okulun ilk günü, nedense herkes çok kolay kaynaşmış. Heyecanlı
bakışlar birbirini kesiyor...

İçeri beyaz önlüklü kır saçlıi bir hocamız girdi, ilk cümlesi:
"Ben bilimadami Enver" :)

Nereye geldidiğimi anlayabildiğim ilk dakikam
--
ILTER YAVUZ KIL


   

       
Selçuk DİRİK

İFL 99 Mezunu

 
Oturup dusundugum zaman o kadar cok sey yazilabilir ki;

Donemin son gunuydu, herkes karneleri almis, veliler gelmis, yatakhaneleri bosaltiyordu. bahce de kalabalikti. O anda ic danismadan anonslar yukselmeye basladi "Sayin Ramazan Karakale, Sayin C.H Sorum telefonunuz var, lutfen ic danismaya geliniz" !!! Bir arkadasimiz kafasini kapiya vurdugu icin, hastaneye goturulmustu. Acilde kafasina dikis atilmis, sarmalanmis okula geri yollanmisti. Ertesi gun kimya dersi icin Gonul Baksi sinifa girdiginda ilk lafi; "Osman cikar bakiyim cabuk onu kafandan" olmustu.

Izmir de evlere yemek servisi hizmeti yeni baslamisti. ve Bornova da acilan pizza pizza dan okula yemek soyleniyordu. Kantini isleten Hikmet abi bunu gorup kopuruyor, surekli laf ediyordu. Bir gun oglen yemeginde birileri kantine pizza siparisi vermis, pizzaci da gelip 10 tane pizzayi tezgaha koyunca, Hikmet abi pizzaci cocugu okuldan kovmustu.

O zamanlar okulda pentium bilgisayarlar 2-3 taneydi ve dx-486 larin yaninda inanilmaz geliyordu bize. Odadaki bilgisayar olimpiyatcisi arkadas, alt kattaki bilgisayar odasinin anahtarini haftasonu icin almisti. Bizde butun cuma aksami "Heroes" oynamistik. Sonra hizimizi alamayip bilgisayari sokup odaya goturmustuk. butun gece oynadiktan sonra sabah erkenden goturmeye karar vermistik. 3 kisi yine parcalari yuklenmis giderken tam kizlar yatakhanesinin kosesini dondugumuzde bahcede bir polis otomobilini gorduk. O anda kendimizi calilarin arasina attik ama heyecandan kalbimiz yerinden cikacakti. Kesin bilgisayari aldigimizi farkettiler ve polis cagirmislardi. Panik halinda bilgisayari orada birakip polise sucumuzu itiraf etmeye gidiyorduk, otomobile 2 adim kala farkettik ki o sirada okulda OSS yabanci dil sinavi yapiliyordu ve polisler onun icin gelmis...

Selcuk Dirik 99